Patlıcan ezmesine ne denir ?

Ilayda

New member
Patlıcan Ezmesine Ne Denir? Kökeni, Kültürü ve Günümüzdeki Yeri

Patlıcan Ezmesine Ne Denir? İlk Bakışta Basit, Aslında Kültürler Arası Bir Lezzet

Patlıcan ezmesi denince benim aklıma ilk olarak köz kokusu geliyor. Hani patlıcanın kabuğu hafif yanar, içi yumuşacık olur, sonra sarımsak, zeytinyağı, limon veya yoğurtla buluşur ve ortaya ekmeği banmadan durmanın neredeyse imkânsız olduğu bir meze çıkar ya… Fakat işin ilginç tarafı şu: “Patlıcan ezmesine ne denir?” sorusunun tek bir cevabı yok.

Türkiye’de hazırlama yöntemine, yöreye ve kullanılan malzemelere göre patlıcan salatası, köz patlıcan salatası, patlıcan ezmesi, babagannuş, abugannuş, patlıcan söğürme, közlenmiş patlıcan mezesi gibi farklı adlarla karşılaşabiliyoruz. Üstelik bu isimler her zaman birebir aynı yemeği ifade etmiyor.

Bence konunun en güzel tarafı da burada başlıyor. Bir yemeğin adını araştırırken aslında mutfak tarihini, göçleri, coğrafyayı, aile alışkanlıklarını ve hatta dil değişimlerini araştırmış oluyoruz.

Patlıcan Ezmesi Tam Olarak Nedir?

Günlük kullanımda patlıcan ezmesi, genellikle közlenmiş veya fırınlanmış patlıcanın iç kısmının ezilmesiyle hazırlanan bir meze için kullanılan genel bir isimdir. Ancak içine ne konulduğunda yemeğin adı değişebilir.

Örneğin sadece köz patlıcan, zeytinyağı, limon ve sarımsakla yapılan bir karışım bazı kişiler tarafından patlıcan salatası diye adlandırılır. Tahin, sarımsak ve limon gibi malzemeler öne çıktığında ise babagannuş adı daha sık karşımıza çıkar. Yoğurt eklenirse yoğurtlu patlıcan veya yoğurtlu köz patlıcan denmesi oldukça yaygındır.

Burada önemli bir ayrıntı var: “Babagannuş = her türlü patlıcan ezmesi” demek biraz fazla basitleştirici olur. Çünkü babagannuşun tarifleri bölgeden bölgeye ciddi şekilde değişebiliyor. Ortadoğu, Doğu Akdeniz ve Anadolu mutfakları arasındaki tarif farklılıkları bunun güzel bir örneği.

Dolayısıyla forumlarda birinin “Bu babagannuş” demesi, diğerinin “Hayır, bunun adı patlıcan salatası” diye itiraz etmesi aslında şaşırtıcı değil. İki kişi aynı yemeğin farklı yöresel versiyonlarını biliyor olabilir.

En Yaygın İsimler ve Aralarındaki Farklar

Patlıcan salatası: Türkiye’de özellikle közlenmiş patlıcanın doğranarak limon, sirke, zeytinyağı, sarımsak ve çeşitli sebzelerle karıştırıldığı tarifler için kullanılır. Bazı yörelerde domates ve biber de eklenir.

Patlıcan ezmesi: Daha genel bir tanımlamadır. Patlıcanın ezilerek püre veya meze kıvamına getirilmesini vurgular. Restoran menülerinde de bu isimle karşılaşmak mümkündür.

Babagannuş: Levant ve çevresindeki mutfaklarda farklı biçimleri bulunan, közlenmiş patlıcan temelli bir mezedir. Tahin kullanılan versiyonları özellikle bilinir. Fakat tarifin tek ve değişmez bir standardı yoktur.

Abugannuş: Türkiye’nin özellikle güney ve güneydoğu bölgelerinde babagannuşla ilişkili olarak kullanılan isimlerden biridir. Yazılış ve telaffuz farklılıkları da oldukça fazladır.

Patlıcan söğürme: Daha çok közlenmiş patlıcanın iri parçalar halinde hazırlanmasıyla ilişkilendirilen yöresel bir isimdir. Buradaki “ezme” mantığından farklı olarak patlıcanın tamamen püre haline getirilmemesi önemli olabilir.

Hünkarbeğendi: Burada özellikle karıştırılmaması gereken bir yemek var. Hünkarbeğendi de közlenmiş patlıcan içerir ama klasik olarak beşamel benzeri sütlü bir bağlayıcıyla hazırlanır ve genellikle et yemeğinin yanında servis edilir. Dolayısıyla her patlıcan ezmesine hünkarbeğendi demek doğru değildir.

Bu İsimlerin Tarihsel Arka Planı Nereden Geliyor?

Patlıcanın mutfak tarihini anlamadan bu isim çeşitliliğini anlamak zor. Patlıcanın kökeninin Güney ve Güneydoğu Asya'ya dayandığı, zaman içinde Hindistan ve çevresinden İran coğrafyasına, oradan da Akdeniz havzasına yayıldığı kabul ediliyor.

Bu yayılma yalnızca bir sebzenin taşınması anlamına gelmedi. Patlıcan farklı toplumların mutfak tekniklerine girdi ve her toplum onu kendi damak zevkine göre dönüştürdü.

Közleme yöntemi burada özellikle önemli. Çünkü ateş üzerinde patlıcanın kabuğunu yakarken iç kısmındaki suyu korumak, aynı zamanda belirgin bir tütsü aroması oluşturmak mümkün. Bugün bize son derece doğal gelen bu yöntem, aslında modern mutfak teknolojilerinden çok daha eski bir pişirme mantığının devamı.

Anadolu, Mezopotamya, Doğu Akdeniz ve Levant coğrafyasının tarih boyunca yoğun ticaret ve göç yollarıyla birbirine bağlanması da tariflerin birbirine yaklaşmasını kolaylaştırdı.

Bu yüzden bugün bir yemeğin “kesin olarak şu ülkeye ait” olduğunu söylemek bazen tarihsel gerçekliği olduğundan daha basit göstermeye neden oluyor.

Bence patlıcan ezmesi bunun çok güzel bir örneği. Bir tarifin sınır kapısı yok. İnsanlar göç ediyor, evlilikler gerçekleşiyor, tüccarlar seyahat ediyor, komşular birbirlerinden tarif öğreniyor. Yemek de onlarla beraber hareket ediyor.

Babagannuş İsmi Neden Bu Kadar Dikkat Çekiyor?

Babagannuş ismi, patlıcan ezmesi tartışmasının en ilginç taraflarından biri.

“Baba” kelimesinin Arapça kullanımındaki anlamları ve “gannuş/ghanouj” unsurunun çeşitli yorumları üzerine farklı açıklamalar bulunuyor. Fakat halk arasında dolaşan her etimolojik hikâyeyi kesin tarihsel gerçek kabul etmek doğru değil.

Burada benim özellikle dikkat çekici bulduğum şey, yemeğin adının kendisinden çok farklı coğrafyalarda farklı biçimlerde söylenmesi.

Türkçede babagannuş, babaganuç, abugannuş gibi farklı biçimlere rastlanabiliyor. Bu da sözlü kültürün yemek isimleri üzerindeki etkisini gösteriyor.

Bir tarifin adı yazılı bir yemek kitabında standartlaştırılmadan önce büyük ölçüde insanların birbirlerine anlatmasıyla aktarılıyordu. Dolayısıyla aynı kelimenin farklı bölgelerde farklı telaffuzlarla yaşaması son derece doğal.

Bilimsel Açıdan Közlenmiş Patlıcanın Özelliği Ne?

Patlıcanın yüzde 90'dan fazlası sudan oluşur. Bu nedenle pişirme sırasında önemli miktarda su kaybetmesi dokusunu ciddi biçimde değiştirir.

Közleme sırasında kabuğun yanması, iç kısmın ise yumuşaması bize iki farklı yapı sunar. Kabuğu ayırdığımızda geriye lifli, yumuşak ve kolay ezilebilen bir doku kalır.

Közlenmiş sebzelerde duyusal açıdan en dikkat çekici unsur ise aroma. Yüksek sıcaklıkta gerçekleşen Maillard reaksiyonları ve pişirme kaynaklı aromatik bileşikler, yemeğin yalnızca “pişmiş patlıcan” gibi algılanmasını engeller.

Fakat burada da küçük bir mutfak efsanesine dikkat etmek gerekiyor: “Közlenen her şey daha sağlıklıdır” gibi bir sonuç çıkarmak doğru olmaz. Pişirme yönteminin besin öğeleri üzerindeki etkisi sebzeye, sıcaklığa, süresine ve kullanılan yönteme göre değişir.
 
Üst